KökenOsmanlı Türkçesi چوروك sözcüğünden devralındı.
- Çürümüş olan
“Yabancı, kirli, çürük dişlerini göstererek gülümsüyordu.”
- Sağlam ve dayanıklı olmayan
“Çürükleri barındırmaz yaylaların yaylası.”
- (mecaz) İş göremez, hastalıklı olan.
- (mecaz) sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan:
“Çürük dava. Çürük iddia.”
- (mecaz) sakat
- Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke
“Hemen her gece sille tokat adamakıllı dayak yiyor, her yanı çürük içinde.”
Biçimlerdaha çürük(comparative) · en çürük(superlative) · çürüğü(accusative) · çürükler(plural)