KökenOsmanlı Türkçesi آبانی
- genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş
- bu kumaştan yapılmış.
“Yalnız sarı cübbeli, abani sarıklı, peykede bağdaş kurmuş bir cüce vardı ki, onu tanımadı.}”
Biçimlerabanini(accusative) · abaniler(plural) · abani(singular, nominative) · abaniler(plural, nominative) · abanini(singular, accusative) · abanileri(plural, accusative) · abanine(singular, dative) · abanilere(plural, dative) · abaninde(singular, locative) · abanilerde(plural, locative) · abaninden(singular, ablative) · abanilerden(plural, ablative) · abaninin(singular, genitive) · abanilerin(plural, genitive) · abanim(possessive, singular, first-person, nominative) · abanilerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · abanimi(possessive, singular, first-person, accusative) · abanilerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · abanime(possessive, singular, first-person, dative) · abanilerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)