KökenArapça عَجَلَة (ʿacele)
- tez davranma gerekliliği, davranma gerekliliği
- çabuk davranma, ivecenlik, telesme, bir işi tez telesik görmeye çalışma, sabırsızlık gösterme
- vakit geçirmeden, tez olarak, telesik, celt, tez telesik.
“Acele, bir karar vermek ihtiyacındayım.”
- hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi, müstacel
“Adam, acele adımlarla tekrar geri dönüyor, süratle merdivenlerden iniyor.”
Biçimleraceleyi(accusative) · aceleler(plural) · acele(singular, nominative) · aceleler(plural, nominative) · aceleyi(singular, accusative) · aceleleri(plural, accusative) · aceleye(singular, dative) · acelelere(plural, dative) · acelede(singular, locative) · acelelerde(plural, locative) · aceleden(singular, ablative) · acelelerden(plural, ablative) · acelenin(singular, genitive) · acelelerin(plural, genitive) · acelem(possessive, singular, first-person, nominative) · acelelerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · acelemi(possessive, singular, first-person, accusative) · acelelerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · aceleme(possessive, singular, first-person, dative) · acelelerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)