- bir şeyi aşağıya sarkacak biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak
- bir kimseyi boğazından ip geçirip sarkıtarak öldürmek, idam etmek
“Lambayı tam pencerenin karşısına astı.”
- üzerine takınmak, kuşanmak
- gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek
“Ben inek için oymalarımı bıraktım, dikiş makinesini tamir etmedim, mektebi astım.”
- görevi olan bir işi özürsüz yapmamak
Biçimlerasar(third-person, singular, present)