/bɑ.ˈsɑɾ/
KökenOsmanlı Türkçesi بصر, Arapça بَصَرْ (baṣar).
- göz
- (halk ağzı) merdivenin ayakla basılan yüzeyi
- idrak etme, ileriyi görme kabiliyeti
- form-ofbasmak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi geniş zaman basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi
Biçimlerbasarı(accusative) · basarlar(plural) · basar(singular, nominative) · basarlar(plural, nominative) · basarı(singular, accusative) · basarları(plural, accusative) · basara(singular, dative) · basarlara(plural, dative) · basarda(singular, locative) · basarlarda(plural, locative) · basardan(singular, ablative) · basarlardan(plural, ablative) · basarın(singular, genitive) · basarların(plural, genitive) · basarım(possessive, singular, first-person, nominative) · basarlarım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · basarımı(possessive, singular, first-person, accusative) · basarlarımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · basarıma(possessive, singular, first-person, dative) · basarlarıma(possessive, plural, first-person, singular, dative)