[buˈrun]
KökenOsmanlı Türkçesi بورون sözcüğünden devralındı
- Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı; koku alma organı:
“Boksörün burnu kırılmıştı besbelli.”
- Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü:
- Büyüklük taslama
“Burnundan yanına varılmıyor.”
- Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda türlü şekillerde denize ya da göle uzanmış bölümü
- Ağrı ilinin Doğubeyazıt ilçesine bağlı bir köy.
Biçimlerburnu(accusative) · burunlar(plural) · burun(singular, nominative) · burunlar(plural, nominative) · burnu(singular, accusative) · burunları(plural, accusative) · burna(singular, dative) · burunlara(plural, dative) · burunda(singular, locative) · burunlarda(plural, locative) · burundan(singular, ablative) · burunlardan(plural, ablative) · burnun(singular, genitive) · burunların(plural, genitive) · burnum(possessive, singular, first-person, nominative) · burunlarım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · burnumu(possessive, singular, first-person, accusative) · burunlarımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · burnuma(possessive, singular, first-person, dative) · burunlarıma(possessive, plural, first-person, singular, dative)