/d͡ʒi.ˈsim/
KökenOsmanlı Türkçesi جسم, Arapça جسْم.
- arka, beden, gövde, vücut
“Yataktaki örtülü cisim dertop olmuş şeklini, hareketsizliğini muhafaza ediyor.”
- Boş olmayan bir küme üzerinde '+' ve '×' ikili işlemleri tanımlanan ve bu kümenen '+' işlemiyle bir değişmeli grup ve bu değişmeli grubunun etkisiz elemanı hariç olan kümeyle '×' işlemi ikinci bir değişmeli grup meydana getirmesi ve '×' işleminin sağdan ve soldan '+' işlemi üzerine dağılma özelliği …
“Tam sayılar, toplama ve çarpma işlemiyle bir cisimdir.”
- tabiatta element, bileşik veya bunların karışımları hâllde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, hislerle idrak edilebilen şey
“Bilmediği cismi eline alan çocuk yaralandı.”
Biçimlercismi(accusative) · cisimler(plural) · cisim(singular, nominative) · cisimler(plural, nominative) · cismi(singular, accusative) · cisimleri(plural, accusative) · cisme(singular, dative) · cisimlere(plural, dative) · cisimde(singular, locative) · cisimlerde(plural, locative) · cisimden(singular, ablative) · cisimlerden(plural, ablative) · cismin(singular, genitive) · cisimlerin(plural, genitive) · cismim(possessive, singular, first-person, nominative) · cisimlerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · cismimi(possessive, singular, first-person, accusative) · cisimlerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · cismime(possessive, singular, first-person, dative) · cisimlerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)