- giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı
“Sımsıkı bağlanmış bir örme kese çıkarıyor, birer birer düğmelerini çözüyor.”
- çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça
Formsdüğmeyi(accusative) · düğmeler(plural) · düğme(singular, nominative) · düğmeler(plural, nominative) · düğmeyi(singular, accusative) · düğmeleri(plural, accusative) · düğmeye(singular, dative) · düğmelere(plural, dative) · düğmede(singular, locative) · düğmelerde(plural, locative) · düğmeden(singular, ablative) · düğmelerden(plural, ablative) · düğmenin(singular, genitive) · düğmelerin(plural, genitive) · düğmem(possessive, singular, first-person, nominative) · düğmelerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · düğmemi(possessive, singular, first-person, accusative) · düğmelerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · düğmeme(possessive, singular, first-person, dative) · düğmelerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)