- dölütün anne bedeninin dışında yaşayacak olgunluğa erişmeden bedenden atılması; yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, sakıt
- aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış
“Düşük mide. Düşük omuz.”
- iktidardan düşmüş veya düşürülmüş
- dil bilgisi kurallarına uymayan
- eski değer ve onurunu yitirmiş olan
“Dolmuşa bindiğine göre orta hâlli belki de daha düşük olacak.”
Formsdüşüğü(accusative) · düşükler(plural)