dyˈzen
- Bir soyadı. Kural, kurallar bütünü
- belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem
“Bilhassa toprak ve silah meselelerinin bir düzene konmasını, hem de tezelden istediler." - F. Otyam”
- soyut ve somut nesnelerin sıraya, hedefe, maksada göre sıralanması, konsept
- yerleştirme, tertip
“Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır.”
- bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim
- (mecaz) bir kişiye, kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo
- topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plân
- dolap, hile
“Hile, düzen dağarcığından elbette yeni bir şey bulup çıkaracak.”
- müzik aletlerinde ses ayarı, akort
- toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütünü, bütün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri
“Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var.”
- alet edevat takımı
- bez dokuma tezgâhı
- bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından idarede tuttuğu yol, yönetim biçimi
BiçimlerDüzen'i(accusative) · düzeni(accusative) · düzenler(plural) · düzen(singular, nominative) · düzenler(plural, nominative) · düzeni(singular, accusative) · düzenleri(plural, accusative) · düzene(singular, dative) · düzenlere(plural, dative) · düzende(singular, locative) · düzenlerde(plural, locative) · düzenden(singular, ablative) · düzenlerden(plural, ablative) · düzenin(singular, genitive) · düzenlerin(plural, genitive) · düzenim(possessive, singular, first-person, nominative) · düzenlerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · düzenimi(possessive, singular, first-person, accusative) · düzenlerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · düzenime(possessive, singular, first-person, dative)