daiˈɾe, daiɾeˈleɾ
KökenOsmanlı Türkçesi دائره (dâire), Arapça دَائِرَة (dāʾira)
- Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri.
“Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş.”
- Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri; oda, ofis.
- Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı.
- Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm.
“Yemeği selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler.”
- (mecaz) Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü.
“Serkeşliklerden vazgeçerek edep ve itaat dairesine dönünüz!”
“Dairenin çevresi, çapı ile pi sayısının çarpımına eşittir.”
- Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.
Biçimlerdaireyi(accusative) · daireler(plural) · daire(singular, nominative) · daireler(plural, nominative) · daireyi(singular, accusative) · daireleri(plural, accusative) · daireye(singular, dative) · dairelere(plural, dative) · dairede(singular, locative) · dairelerde(plural, locative) · daireden(singular, ablative) · dairelerden(plural, ablative) · dairenin(singular, genitive) · dairelerin(plural, genitive) · dairem(possessive, singular, first-person, nominative) · dairelerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · dairemi(possessive, singular, first-person, accusative) · dairelerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · daireme(possessive, singular, first-person, dative) · dairelerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)