deˈ‿eɾ
- bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık
“İnsan bir şeyin değerini ondan yoksun kalınca anlıyor.”
- bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı
“Bildiği bütün Fransızcayı toparlayarak vitrindeki kravatın değerini sordu.”
- üstün kıymet, meziyet, vasıf
- faydalı, üstün vasıfları olan kişi
“Bence ziyan olmuş, eski deyimiyle heder olmuş bir değerdir.”
- kişinin isteyen, ihtiyaç duyan bir varlık olarak cisimlerle irtibatında beliren şey
- bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı
- bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddî ve manevî unsurların tamamı
“Edebiyat, sanat, fikir, ilim ve başlıca değerlerimize toptan bir bakış lütfeder misiniz, efendim!”
Biçimlerdeğeri(accusative) · değerler(plural) · değer(singular, nominative) · değerler(plural, nominative) · değeri(singular, accusative) · değerleri(plural, accusative) · değere(singular, dative) · değerlere(plural, dative) · değerde(singular, locative) · değerlerde(plural, locative) · değerden(singular, ablative) · değerlerden(plural, ablative) · değerin(singular, genitive) · değerlerin(plural, genitive) · değerim(possessive, singular, first-person, nominative) · değerlerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · değerimi(possessive, singular, first-person, accusative) · değerlerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · değerime(possessive, singular, first-person, dative) · değerlerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)