/deɲ.ˈɟe/
- bir cismin veya insanın devrilmeden durma hâli
- hissî ve zihnî uyum
“Rûhî dengesi bozulmuştu.”
- ekonomik hayatın uyumlu düzeni
- birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli
- siyasî güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması
“Dünya'daki bütün dengeler değişti. Artık ne Sovyetler var, ne komünizm tehlikesi.”
Biçimlerdengeyi(accusative) · dengeler(plural) · dengesi(possessive) · denge(singular, nominative) · dengeler(plural, nominative) · dengeyi(singular, accusative) · dengeleri(plural, accusative) · dengeye(singular, dative) · dengelere(plural, dative) · dengede(singular, locative) · dengelerde(plural, locative) · dengeden(singular, ablative) · dengelerden(plural, ablative) · dengenin(singular, genitive) · dengelerin(plural, genitive) · dengem(possessive, singular, first-person, nominative) · dengelerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · dengemi(possessive, singular, first-person, accusative) · dengelerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · dengeme(possessive, singular, first-person, dative)