doˈ‿al
- doğada olan, doğada bulunan, tabii
“Doğal güzellikler artık eskisi gibi turist çekmiyor.”
- doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel
- kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı
“Doğal liman. Doğal sınır.”
- yapmacık olmayan
“Hamileymiş diye yineliyor oldukça doğal bir tavırla.”
- olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi
“Ercan o denli doğaldı ki giderek şaşırtıcı olmaktan çıktı.”
- sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan
“Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal.”
- katıksız, saf
Biçimlerdaha doğal(comparative) · en doğal(superlative)