- bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap, beis
“Seçme ve aracılık işlevini yerine getiren dünyanın önünde ise öyle aşılması güç engeller yok gibi.”
- hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek
- herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne
- kara yolularının kenarlarına yapılan korkuluk
- engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek
Biçimlerengeli(accusative) · engeller(plural)