- saklı olarak, saklayarak
“Mektubu senden gizli posta kutusuna attım.”
- görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı
“Kanun, gizli eşyayı bulmaya mahsus bir fal kitabı değildir.”
- başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan
“Sanırım babamla arasında gizli bir çekişme de yaşanıyordu.”
- niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen
- ilgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşımak|taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim
Biçimlerdaha gizli(comparative) · en gizli(superlative)