/ha.ˈbeɾ/
KökenOsmanlı Türkçesi خبر, Arapça خَبَر (ḫabar)
- bilgi, mâlûmât
- iletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi
“Herkes sofraya oturmuş, bir yandan çorbalarını kaşıklayıp bir yandan da haberleri seyrediyordu.”
- yüklem
- bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi
“Bir zâbit nefes nefese şu haberi getirdi: …”
- İslâm Peygamberi, sahabeler, tabiin ve tebeut tabiin hakkındaki rivayetler
Biçimlerhaberi(accusative) · haberler(plural) · haber(singular, nominative) · haberler(plural, nominative) · haberi(singular, accusative) · haberleri(plural, accusative) · habere(singular, dative) · haberlere(plural, dative) · haberde(singular, locative) · haberlerde(plural, locative) · haberden(singular, ablative) · haberlerden(plural, ablative) · haberin(singular, genitive) · haberlerin(plural, genitive) · haberim(possessive, singular, first-person, nominative) · haberlerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · haberimi(possessive, singular, first-person, accusative) · haberlerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · haberime(possessive, singular, first-person, dative) · haberlerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)