- iç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı
“İçeriden sesler geliyor.”
- iç, iç yüzey
“Odanın içerisi bu kadar adam almaz.”
- gönül, yürek
- hapishane
- iç yana, iç yana doğru
“İçeri girmekten korkarak bahçedeki demir kanepeye oturmak istedi.”
- iç |yüzeyde00, iç bölümde olan
“İçeri odadan sesler geliyor.”
Biçimleriçeriyi(accusative) · içeriler(plural)