- İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan; ilkelce, iptidai, primitif
“Tiyatro yönetimi ve sahne düzeni her bakımdan ilkel, çağın koşullarına uygun olarak bozuktu.”
- Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan; primitif.
- Basit, karmaşık olmayan.
- metaphoricEğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz
- Zaman bakımından en eski olan; iptidai, primitif.
- Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
Biçimlerdaha ilkel(comparative) · en ilkel(superlative) · ilkeli(accusative) · ilkeller(plural)