[kɑ.ˈlɛm]
KökenOsmanlı Türkçesi قلم (kalem) < Arapça قَلَم (ḳalem) < Eski Yunanca κάλαμος (kálamos)
- Yazma, çizme vb. işlerde kullanılan çeşitli biçimlerde araç.
“Kâğıt, kalem, mürekkep, hepsi masanın üstündedir - Falih Rıfkı Atay”
- resmî kuruluşlarda yazı işlerinin görüldüğü yer
“Kalemindeki odacıya aylığını kırdırırmış.”
- yontma işlerinde kullanılan ucu sivri veya keskin araç
“Oymacı kalemi.”
“Taşçı kalemi.”
- bazı deyimlerde yazı
- Aşı yapmak için bir ağaçtan kesilen ince çubuk.
- Bir listede, bir hesapta sıra ile yazılmış maddelerden her biri.
- yazar
- Kaşlara ve gözlere makyaj yapmak, dudak kenarlarını çizmek için kullanılan boyama aracı.
- (Malatya ağzı) Alınyazısı.
- form-ofkale (ad) sözcüğünün birinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi
Biçimlerkalemi(accusative) · kalemler(plural) · kalem(singular, nominative) · kalemler(plural, nominative) · kalemi(singular, accusative) · kalemleri(plural, accusative) · kaleme(singular, dative) · kalemlere(plural, dative) · kalemde(singular, locative) · kalemlerde(plural, locative) · kalemden(singular, ablative) · kalemlerden(plural, ablative) · kalemin(singular, genitive) · kalemlerin(plural, genitive) · kalemim(possessive, singular, first-person, nominative) · kalemlerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · kalemimi(possessive, singular, first-person, accusative) · kalemlerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · kalemime(possessive, singular, first-person, dative) · kalemlerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)