- bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu.
- telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat
“Bir kanaldan ötekine geçerken aldığı yüklü transfer bedelini nasıl ödeyecekti bu kadın”
- tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti
- içinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol
- iki kıyı arasındaki dar ve derin deniz
- metaphoricYol, aracılık
Biçimlerkanalı(accusative) · kanallar(plural) · kanal(singular, nominative) · kanallar(plural, nominative) · kanalı(singular, accusative) · kanalları(plural, accusative) · kanala(singular, dative) · kanallara(plural, dative) · kanalda(singular, locative) · kanallarda(plural, locative) · kanaldan(singular, ablative) · kanallardan(plural, ablative) · kanalın(singular, genitive) · kanalların(plural, genitive) · kanalım(possessive, singular, first-person, nominative) · kanallarım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · kanalımı(possessive, singular, first-person, accusative) · kanallarımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · kanalıma(possessive, singular, first-person, dative) · kanallarıma(possessive, plural, first-person, singular, dative)