- Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç
“Çadır kazığı. Hayvanı kazığa bağlamak.”
- İskele yapmak için denize çakılan ağaç, demir veya beton direk.
- Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça.
- Alışverişte pahalı ürün veya kalitesiz ürün aldırmak
- Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun.
- İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş.
- Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası.
- Onbaşı ve çavuş rütbelerinin dikey işareti
- Rütbesi kola takılan askerlerde, kıdemine göre belirli bir yıl içerisinde rütbenin altına ekledikleri yatay çizgi.
- çok zor (soru, sınav vb.)
Biçimlerkazığı(accusative) · kazıklar(plural) · daha kazık(comparative) · en kazık(superlative)