/ciˈbiɾ/
KökenOsmanlı Türkçesi كبر, o da Arapça كِبِر (kibir) kelimesinden gelmektedir.
- büyüklük, ululuk
- kendini beğenme, başkalarından üstün tutma
- benlik, büyüklenme, gurur
“Süheyl o gün orada saçma kibrine kapılmayıp tek bir kelime, Serap'ın beklediği iki heceli tek bir kelime söylemiş olsaydı, her şey değişebilirdi.”
Biçimlerkibiri(accusative) · kibirler(plural) · kibir(singular, nominative) · kibirler(plural, nominative) · kibiri(singular, accusative) · kibirleri(plural, accusative) · kibire(singular, dative) · kibirlere(plural, dative) · kibirde(singular, locative) · kibirlerde(plural, locative) · kibirden(singular, ablative) · kibirlerden(plural, ablative) · kibirin(singular, genitive) · kibirlerin(plural, genitive) · kibirim(possessive, singular, first-person, nominative) · kibirlerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · kibirimi(possessive, singular, first-person, accusative) · kibirlerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · kibirime(possessive, singular, first-person, dative) · kibirlerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)