- açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş
“Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık.”
- herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç
“Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi.”
- (mecaz) ortam, ocak
“On yıl var ayrıyım Kına Dağı'ndan. Baba ocağından, yâr kucağından.”
- açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan
- Ağrı ili Doğubayazıt ilçesine bağlı bir köy.
- Ağrı ili Patnos ilçesine bağlı bir köy.
Biçimlerkucağı(accusative) · kucaklar(plural) · daha kucak(comparative) · en kucak(superlative) · Kucak'ı(accusative)