- yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri, yerucu
“Kutuplara gitmeyi bile çok düşündüm.”
- (mecaz) birbiriyle karşıt olan şeylerden her biri
“Çalışanlarla çalıştıranları ayrı kutuplarda toplayarak birbirine düşman ediyor.”
- t|dil=tr|gök bilimi gök kürenin, dolayında döndüğü varsayılan eksenin iki ucundan her biri
- elektrik akımını oluşturan gerilim ayrılığının en yüksek dereceyi bulduğu iki noktadan her biri
- bir mıknatıs demirinin iki ucundan her biri
- (mecaz) bir konuda yüksek bilgisi ve yetkisi olan kişi
“Kendini kaza halkına âdeta bir kutup diye tanıtmıştı.”
Formskutubu(accusative) · kutuplar(plural)