/leˈ‿en/
KökenOsmanlı Türkçesi لگن (leğen), o da Farsça لگن (lagan), o da Grekçe λεκάνη (lekánē).
- Genellikle, içinde bir şey yıkamak için kullanılan metal veya plastikten yayvan kap; teşt.
“Adam, önündeki leğene eğilmiş, bardak yıkıyordu.”
- Gövdenin arka veya alt ucunda bulunan, bir yandan omurganın bel bölümüyle, öte yandan bacaklarla eklemlenen kemik çatı; havsala.
Biçimlerleğeni(accusative) · leğenler(plural) · leğen(singular, nominative) · leğenler(plural, nominative) · leğeni(singular, accusative) · leğenleri(plural, accusative) · leğene(singular, dative) · leğenlere(plural, dative) · leğende(singular, locative) · leğenlerde(plural, locative) · leğenden(singular, ablative) · leğenlerden(plural, ablative) · leğenin(singular, genitive) · leğenlerin(plural, genitive) · leğenim(possessive, singular, nominative) · leğenlerim(possessive, plural, nominative) · leğenimi(possessive, singular, accusative) · leğenlerimi(possessive, plural, accusative) · leğenime(possessive, singular, dative) · leğenlerime(possessive, plural, dative)