/madˈde/
KökenOsmanlı Türkçesi ماده, Arapça مَادَّة (mādde)
- duyularla algılanabilen nesne
- bir cismi oluşturan öge, öz
“Cam yapmak için silisli maddeler kullanılır.”
- yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm
“Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar.”
- sözlüklerde ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri
“Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur.”
- para, mal vb. ile ilgili şey
- kendi içinde bütünlüğü olan anlatım
- boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek
- molekül
Biçimlermaddeyi(accusative) · maddeler(plural) · madde(singular, nominative) · maddeler(plural, nominative) · maddeyi(singular, accusative) · maddeleri(plural, accusative) · maddeye(singular, dative) · maddelere(plural, dative) · maddede(singular, locative) · maddelerde(plural, locative) · maddeden(singular, ablative) · maddelerden(plural, ablative) · maddenin(singular, genitive) · maddelerin(plural, genitive) · maddem(possessive, singular, first-person, nominative) · maddelerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · maddemi(possessive, singular, first-person, accusative) · maddelerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · maddeme(possessive, singular, first-person, dative) · maddelerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)