- bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek
“Biraz sonra yine bazı sesler işittim.”
“Merak ile merdivenin başına gittim”
- bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği
“Öteden beri güzel giyinmeye, güzel konuşmaya merakım vardır.”
- düşkünlük, heves
“Meslek dışında biricik merakı, kendi tabiriyle hobisi fotoğrafçılıktı.”
- kaygı, tasa
Biçimlermerakı(accusative) · meraklar(plural)