- eğiklik, eğim, akıntı
“Fazılpaşa Yokuşu'nda akşam olurken, tatlı bir meyille denize uzanan kırmızı damların üzeri kararır.”
- eğilim, temayül
- ilgi, gönül verme
“Beni görüp yönün öte döndürme. Yine gitmez meylim sendedir sende.”
Biçimlermeyli(accusative) · meyiller(plural)