/me.ˈzaɾ
KökenOsmanlı Türkçesi مزار, Arapça مَزَارْ (mezār)
- ölünün gömülü olduğu yer, çukur, kara toprak, kara yer, gömüt, kabir, sin, ebedî istirahatgâh, makber, metfen
“Yurdumuzun on dört yerinde Yunus'a ait olduğu söylenen türbe ve mezarlar vardır.”
Biçimlermezarı(accusative) · mezarlar(plural) · mezar(singular, nominative) · mezarlar(plural, nominative) · mezarı(singular, accusative) · mezarları(plural, accusative) · mezara(singular, dative) · mezarlara(plural, dative) · mezarda(singular, locative) · mezarlarda(plural, locative) · mezardan(singular, ablative) · mezarlardan(plural, ablative) · mezarın(singular, genitive) · mezarların(plural, genitive) · mezarım(possessive, singular, first-person, nominative) · mezarlarım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · mezarımı(possessive, singular, first-person, accusative) · mezarlarımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · mezarıma(possessive, singular, first-person, dative) · mezarlarıma(possessive, plural, first-person, singular, dative)