/nɑz.ˈlɯ/
- değer verilerek, üstüne titrenilerek
“Ben çocukluğumdan beri gayet nazlı büyüdüm.”
- kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen
“Nazlı mı nazlı, süzüm süzüm süzülen bir kız çocuğuydu.”
- özen isteyen, nazik
- sağlığını, dayanıklılığını çabuk yitiren
Biçimlerdaha nazlı(comparative) · en nazlı(superlative) · Nazlı'yı(accusative) · Nazlılar(plural) · Nazlı'sı(possessive) · Nazlı(singular, nominative) · Nazlı'yı(singular, accusative) · Nazlı'ya(singular, dative) · Nazlı'da(singular, locative) · Nazlı'dan(singular, ablative) · Nazlı'nın(singular, genitive) · Nazlı'm(possessive, singular, first-person, nominative) · Nazlı'mı(possessive, singular, first-person, accusative) · Nazlı'ma(possessive, singular, first-person, dative) · Nazlı'mda(possessive, singular, first-person, locative) · Nazlı'mdan(possessive, singular, first-person, ablative) · Nazlı'mın(possessive, singular, first-person, genitive) · Nazlı'n(possessive, singular, second-person, nominative) · Nazlı'nı(possessive, singular, second-person, accusative) · Nazlı'na(possessive, singular, second-person, dative)