- işaret, iz, belirti, alamet
- nişanlanma sırasında yapılan tören
“Bizi nişana çağırdılar.”
- evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma
- kurşun, taş vb.ile vurulmak istenen hedef
- hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme
- devlet nişanı
Biçimlernişanı(accusative) · nişanlar(plural) · nişan(singular, nominative) · nişanlar(plural, nominative) · nişanı(singular, accusative) · nişanları(plural, accusative) · nişana(singular, dative) · nişanlara(plural, dative) · nişanda(singular, locative) · nişanlarda(plural, locative) · nişandan(singular, ablative) · nişanlardan(plural, ablative) · nişanın(singular, genitive) · nişanların(plural, genitive) · nişanım(possessive, singular, first-person, nominative) · nişanlarım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · nişanımı(possessive, singular, first-person, accusative) · nişanlarımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · nişanıma(possessive, singular, first-person, dative) · nişanlarıma(possessive, plural, first-person, singular, dative)