- insanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur
- kolay bir biçimde, kolaylıkla
“İstersen beraber gidelim. Haydi al torbanı. Bir saatte rahat varırız.”
- üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan
“Ben o kadar rahatım, öyle okşayıcı, huzur ve mutluluk verici tatlı rüzgâr karşısındayım ki...”
- sıkıntı veya yorgunluk, tedirginlik vermeyen
“Ben sana güzel ve rahat bir oda hazırlattım.”
- aldırmaz, gamsız
- Hazır ol durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut
Biçimlerrahatı(accusative) · rahatlar(plural)