- bir arazinin, kara yolunun, demir yolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü
“Tren, rastgele bir yerlere gidiyor, rampalarda, küçük istasyonlarda saatlerce duruyordu.”
- özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek veya boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set
- bir vagonu raya sokmak veya raydan çıkarmak için kullanılan araç
- füzelerin havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek
- bir geminin bir başka gemiye, dubaya, iskeleye veya sala değecek biçimde yanaşması
- iki ağacı veya takozları birbirine kenetlemek için kullanılan, uçları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk
Biçimlerrampayı(accusative) · rampalar(plural)