syɾˈme
- sürmek işi
- kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürüle bilen sistem, sürgü
“Kapıyı kapadı. Üstünde anahtar ve sürme yoktu.”
- masa ve dolapta küçük çekmece
- kirpik diplerine sürülen siyah boya, is
“Genç güzel aşçı kadının kirpiklerinde sürme, parmaklarında kına yoktu.”
- sürülerek kullanılan, is, kurum, karamuk, karadoğu, kör, rastık
“Sürme kapak. Sürme kapı.”
- form-ofsürmek (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumsuz çekimi
Biçimlersürmeyi(accusative) · sürmeler(plural) · daha sürme(comparative) · en sürme(superlative)