KökenEski Türkçe ısı > ısıcak
- Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı.
- Isısı yüksek olan, çok ısınmış.
- metaphoricDostça olan, sevgi dolu.
- Aniden ve kendiliğinden ortaya çıkmış olan (haber, gelişme vb.).
- Havadaki yüksek ısı.
- Sıcak yer.
- dialectalhamam.
- Aniden ve kendiliğinden ortaya çıkmış olan (haber, gelişme vb.).
Biçimlerdaha sıcak(comparative) · en sıcak(superlative)