- bir evde konukları, ağırlamakta kullanılan oda, oturma odası
- toplantıların, kutlamaların, gösterilerin yapılabileceği geniş yer
“Düğün salonu. Konferans salonu.”
- dükkân, mağaza
“Çay salonu. Berber salonu.”
Biçimlersalonu(accusative) · salonlar(plural) · salon(singular, nominative) · salonlar(plural, nominative) · salonu(singular, accusative) · salonları(plural, accusative) · salona(singular, dative) · salonlara(plural, dative) · salonda(singular, locative) · salonlarda(plural, locative) · salondan(singular, ablative) · salonlardan(plural, ablative) · salonun(singular, genitive) · salonların(plural, genitive) · salonum(possessive, singular, first-person, nominative) · salonlarım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · salonumu(possessive, singular, first-person, accusative) · salonlarımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · salonuma(possessive, singular, first-person, dative) · salonlarıma(possessive, plural, first-person, singular, dative)