- bir işin yapılmasına ayrılan çalışma süresi, oturum
“Bütün bunlar görünürde pazarlama taktiği ama aslında bir acındırma, kandırma seansı idi.”
- bazı tedavi yöntemlerinin uygulanması için ayrılan süre
“Bir yıl boyunca psikiyatri seanslarının parasını ödeyecek.”
- gösterim
“Bu şipşirin sinemanın perşembe gündüz seanslarını severim.”
Biçimlerseansı(accusative) · seanslar(plural)
Kaynak: Wiktionary