/se.ˈpet/
- sazdan örülmüş balık kapanı
- kamış, saz ince dal veya tellerden hasır şeklinde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, eşya ve yiyecek taşımak için kullanılan kap
- sepet topunda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ
- motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm
- kabın aldığı ölçüde
“Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar.”
- kap şeklinde örülerek yapılmış
“Sepet sandık. Sepet araba.”
Biçimlersepeti(accusative) · sepetler(plural) · sepet(singular, nominative) · sepetler(plural, nominative) · sepeti(singular, accusative) · sepetleri(plural, accusative) · sepete(singular, dative) · sepetlere(plural, dative) · sepette(singular, locative) · sepetlerde(plural, locative) · sepetten(singular, ablative) · sepetlerden(plural, ablative) · sepetin(singular, genitive) · sepetlerin(plural, genitive) · sepetim(possessive, singular, first-person, nominative) · sepetlerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · sepetimi(possessive, singular, first-person, accusative) · sepetlerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · sepetime(possessive, singular, first-person, dative) · sepetlerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)