/si.ˈniɾ/
KökenEski Türkçe singir (singir)
- kas kirişi ve zarı
“Etin sinirlerini ayırmak yarım saatimi aldı.”
- herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhî niteliği
“Sende hiç sinir yok mu, bu kadar aldırmazlık olur mu?”
“Tren kalktıktan biraz sonra sinirlerdeki gerginlik geçer.”
- rahatsız edici, hastalık derecesine varan aşırı hassasiyet
“Bu kadının bir siniri var, kan görünce bayılır.”
- :Şablon:dil=tr duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet
“Koket ruhu artık yüzünün sinirlerini idare etmiyordu.”
Biçimlersiniri(accusative) · sinirler(plural) · sinir(singular, nominative) · sinirler(plural, nominative) · siniri(singular, accusative) · sinirleri(plural, accusative) · sinire(singular, dative) · sinirlere(plural, dative) · sinirde(singular, locative) · sinirlerde(plural, locative) · sinirden(singular, ablative) · sinirlerden(plural, ablative) · sinirin(singular, genitive) · sinirlerin(plural, genitive) · sinirim(possessive, singular, first-person, nominative) · sinirlerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · sinirimi(possessive, singular, first-person, accusative) · sinirlerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · sinirime(possessive, singular, first-person, dative) · sinirlerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)