- korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer
- yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda
“Pencereden güneş yahut rüzgâr gelirse şu siper köşeye kaçacak.”
- güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılan çıkıntı, siperlik
“Sabahtan beri çektiği şaraplarla epeyce başı dönen meşhur kumandan tolgasının siperini geri itti.”
- askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek
“Ateş yağmuru ikinci kat siperleri geçti.”
- kuytu, korunulabilen
“Burası siper bir yerdir.”
Biçimlersiperi(accusative) · siperler(plural) · daha siper(comparative) · en siper(superlative)