- Osmaniye ili Kadirli ilçesine bağlı bir köy.
- çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası
“Tahtaları oynattığında üzerine topraklar dökülmeye başladı.”
- bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç
“Yeni silinmiş tahtalar birkaç saniye içinde berbat oldu.”
- sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer
- Sınıflarda yazı yazmaya yarayan siyah, yeşil veya beyaz renkli yüzey; kara tahta
- çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh
“Köylüler bu tarhlara tahta tabir eder, ekilecek her dönüm için bir tahta yapmakla övünürlerdi.”
- tahtadan yapılmış
“Bir aralık elinde tahta çantalı birisi, kahvenin önündeki halka karşı bir söylev çekmeye başladı.”
BiçimlerTahta'yı(accusative) · tahtayı(accusative) · tahtalar(plural)