- irade ve yargıları aşan güçlü heyecan
“Her yeni şiir derinlerdeki içgüdülerin, tutkuların yeni biçimlerde verilişidir.”
- güçlü istek ve eğilimin yöneldiği gaye
“Bilme tutkusuyla kıvranan bu topal, aradan aylar geçtiği hâlde teşrih atlasını tamamlayabilmiş değildi.”
- aşırı düşkünlük
- Bir soyadı. Kapama, ele geçirme, bağlama, bağlanma
Biçimlertutkuyu(accusative) · tutkular(plural) · Tutku'yu(accusative)