/ut͡ʃ.mak/, [ut̪͡ʃ.mɑk]
KökenBu sözcük Osmanlı Türkçesi اوچمق(uçmak) sözcüğünden devralınmıştır, bu sözcük Ana Türkçe *uč- sözcüğünden evrilmiştir.
- kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak
“Biraz havalanıp bir başka kayaya kadar uçtu.”
- uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak
- Sıvı gaz veya buhar durumuna geçip havaya dağılmak.
- rengi solmak
- rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek
“Bu gece tahta perde uçmuş.”
- yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak
- belirmek
“Sakalı yeni çıkmış, yüzünde çocukça ifadeler uçuyordu.”
- patlayıcı madde ile parçalanmak
- uçar gibi dalgalanmak
“Elleri trençkotunun cebinde, gözlerini karşı kıyıya dikmiş, saçları savrulurcasına geriye uçuyor.”
- çok hızlı gitmek
“Hele bir asfalta çıkalım görürsünüz bey, derdi. Uçar bu bizim külüstür.”
- hava yolu ile gitmek
“Yarın İstanbul'a uçuyorum.”
- yok olmak, ortadan kaybolmak
“Bütün kararları uçmuştu. Yüzünde iradesiz hatlar belirdi.”
- çok sevinmek
- gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak
- keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek
- aşırılmak
- dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek
- Hem erkek adı hem de kız adı. kız ad
Biçimleruçar(third-person, singular, present) · uçtum(positive, singular, definite, past) · uçtun(positive, singular, definite, past) · uçtu(positive, singular, definite, past) · uçtuk(positive, plural, definite, past) · uçtunuz(positive, plural, definite, past) · uçtular(positive, plural, definite, past) · uçtuydum(positive, singular, definite, past) · uçtuydun(positive, singular, definite, past) · uçtuydu(positive, singular, definite, past) · uçtuyduk(positive, plural, definite, past) · uçtuydunuz(positive, plural, definite, past) · uçtuydular(positive, plural, definite, past) · uçtuysam(positive, singular, definite, past, conditional) · uçtuysan(positive, singular, definite, past, conditional) · uçtuysa(positive, singular, definite, past, conditional) · uçtuysak(positive, plural, definite, past, conditional) · uçtuysanız(positive, plural, definite, past, conditional) · uçtuysalar(positive, plural, definite, past, conditional) · uçtularsa(positive, plural, definite, past, conditional)