- yağma işi, hava kütlelerinin soğuk bir hava tabakası ile karşılaşarak, soğuk bir yerden geçerek ya da yükselerek soğuması sonucunda içerisindeki su buharının yoğuşarak sıvı veya katı halde yeryüzüne inmesi olayı
- yağan yağmur veya kar miktarı
- yağmur
- Bir soyadı. Kara, yanarak kararmış, karaya çalan mec. cesur, gözü pek, şiddetli, yaman,yiğit
Biçimleryağışı(accusative) · yağışlar(plural) · yağış(singular, nominative) · yağışlar(plural, nominative) · yağışı(singular, accusative) · yağışları(plural, accusative) · yağışa(singular, dative) · yağışlara(plural, dative) · yağışta(singular, locative) · yağışlarda(plural, locative) · yağıştan(singular, ablative) · yağışlardan(plural, ablative) · yağışın(singular, genitive) · yağışların(plural, genitive) · yağışım(possessive, singular, first-person, nominative) · yağışlarım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · yağışımı(possessive, singular, first-person, accusative) · yağışlarımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · yağışıma(possessive, singular, first-person, dative) · yağışlarıma(possessive, plural, first-person, singular, dative)