- gösterişsiz, süssüz, sade, düz
- dialectalçıplak, kınından çıkmış
“Dışarıdan içeriye ellerinde yalın kasaturalarla polisler daldı.”
- Hem erkek adı hem de kız adı. erkek veya kız ad
Formsyalını(accusative) · yalınlar(plural) · yalın(singular, nominative) · yalınlar(plural, nominative) · yalını(singular, accusative) · yalınları(plural, accusative) · yalına(singular, dative) · yalınlara(plural, dative) · yalında(singular, locative) · yalınlarda(plural, locative) · yalından(singular, ablative) · yalınlardan(plural, ablative) · yalının(singular, genitive) · yalınların(plural, genitive) · yalınım(possessive, singular, first-person, nominative) · yalınlarım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · yalınımı(possessive, singular, first-person, accusative) · yalınlarımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · yalınıma(possessive, singular, first-person, dative) · yalınlarıma(possessive, plural, first-person, singular, dative)