- kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm
“İlk yargısını ezbere mi verdiğini hâlâ bilmiyorum.”
- yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza
“Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.”
- Bir soyadı. Hukuk, hüküm, mahkeme, adalet
Biçimleryargıyı(accusative) · yargılar(plural) · Yargı'yı(accusative)