/jav.ˈɾu/
KökenOsmanlı Türkçesi یاورو
- Çocuk
“Korkarak arkasına baktığı zaman yavrusunun bir kartalın pençeleri arasında, bulutlara doğru süzülüp yükseldiğini gördü.”
- slangGüzel, alımlı genç kız.
- Hayvanın yaş olarak küçüğü, yeni doğmuş hayvan
“Kedi yavrusu annesinin kuyruğuyla oynuyor.”
“Kuş yavrusu yuvadan aşağı düşünce bahçıvan merdiveni getirip kuşu yuvasına iade etti.”
- (mecaz) Bir şeyin küçüğü; kuzu
“Ev, bodrumu, tavan arası ve iki katıyla tam bir konak yavrusudur.”
- Amasya ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
Biçimleryavruyu(accusative) · yavrular(plural) · yavrusu(possessive) · yavru(singular, nominative) · yavrular(plural, nominative) · yavruyu(singular, accusative) · yavruları(plural, accusative) · yavruya(singular, dative) · yavrulara(plural, dative) · yavruda(singular, locative) · yavrularda(plural, locative) · yavrudan(singular, ablative) · yavrulardan(plural, ablative) · yavrunun(singular, genitive) · yavruların(plural, genitive) · yavrum(possessive, singular, first-person, nominative) · yavrularım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · yavrumu(possessive, singular, first-person, accusative) · yavrularımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · yavruma(possessive, singular, first-person, dative)