- biçme işi
“Ekim biçim işlerini tamamıyla kadınlara bırakmışlardı.”
- bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl
“İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur.”
- yakışık alan şekil, uygun şekil
“Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde.”
- herhangi bir şeyin benzeri
- sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form
- tarz, yol
“İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar...”
- yazı ve sembollerin bilgisayarda kullanılmaya müsait çerçevesi, düzeni
- yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format
- disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu
- şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil, form
“Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir.”
- Bir soyadı. Şekil, format, örnek, biçilmiş gibi
Biçimlerbiçimi(accusative) · biçimler(plural) · biçim(singular, nominative) · biçimler(plural, nominative) · biçimi(singular, accusative) · biçimleri(plural, accusative) · biçime(singular, dative) · biçimlere(plural, dative) · biçimde(singular, locative) · biçimlerde(plural, locative) · biçimden(singular, ablative) · biçimlerden(plural, ablative) · biçimin(singular, genitive) · biçimlerin(plural, genitive) · biçimim(possessive, singular, first-person, nominative) · biçimlerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · biçimimi(possessive, singular, first-person, accusative) · biçimlerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · biçimime(possessive, singular, first-person, dative) · biçimlerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)