/du.ˈvaɾ/, /du.ˈwaɾ/
KökenOsmanlı Türkçesi دیوار sözcüğünden devralındı, o da Farsça دیوار sözcüğünden.
- bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
“Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir.”
- engel
“İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı.”
- sonuç alınamayan yer
- Futbolda serbest vuruşta karşı koyan sâbit kişiler
- bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla v.s. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem
“Bir duvar onarılır, öteki çöker, ardından dam akardı.”
- voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma
Biçimlerduvarı(accusative) · duvarlar(plural) · duvar(singular, nominative) · duvarlar(plural, nominative) · duvarı(singular, accusative) · duvarları(plural, accusative) · duvara(singular, dative) · duvarlara(plural, dative) · duvarda(singular, locative) · duvarlarda(plural, locative) · duvardan(singular, ablative) · duvarlardan(plural, ablative) · duvarın(singular, genitive) · duvarların(plural, genitive) · duvarım(possessive, singular, first-person, nominative) · duvarlarım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · duvarımı(possessive, singular, first-person, accusative) · duvarlarımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · duvarıma(possessive, singular, first-person, dative) · duvarlarıma(possessive, plural, first-person, singular, dative)